Toplumsal Gözlemlerimden Başlayan Bir Yolculuk
Sosyolojiye ilgim, günlük hayatın küçük ayrıntılarında gizli olan güç ilişkilerini fark etmeye başladığımda ortaya çıktı. İnsanlar arasındaki etkileşimleri, birbirine gösterilen saygıyı veya küçümsemeyi gözlemlediğimde, toplumun ne kadar karmaşık ve çoğu zaman görünmez bir düzen tarafından şekillendirildiğini anlamaya başladım. Bu yazıda, özellikle iki kavramı mercek altına almak istiyorum: istihfaf ve istihza. Bu kavramlar, günlük iletişimimizde, kültürel pratiklerimizde ve toplumsal normlarımızda sıklıkla karşımıza çıkan ama fark etmediğimiz bir biçimde hayatlarımızı etkileyen unsurlardır.
İstihfaf ve İstihza: Kavramsal Çerçeve
İstihfaf Nedir?
İstihfaf, bir kişiyi, grubu veya davranışı küçümseme, değersiz görme anlamına gelir. Sosyolojik açıdan bakıldığında istihfaf, yalnızca bireyler arası bir davranış değil, aynı zamanda toplumsal hiyerarşileri ve eşitsizlik ilişkilerini pekiştiren bir mekanizmadır. Örneğin, bir iş yerinde kadın çalışanların fikirlerinin sistematik olarak görmezden gelinmesi veya gençlerin deneyimsizlikleri üzerinden değersizleştirilmesi istihfafın somut örneklerindendir.
İstihza Nedir?
İstihza ise bir durum, kişi veya grubu alaya alma, küçültücü bir şekilde gülme pratiğini ifade eder. Bu, çoğu zaman sözlü veya yazılı ifade aracılığıyla gerçekleştirilir ve toplumsal normlarla beslenen bir tür güç gösterisi niteliği taşır. Medyada sıkça rastladığımız “muhabirlerin ünlüleri ti’ye alması” gibi örnekler, istihzanın hem bireysel hem de kurumsal boyutunu gösterir.
Toplumsal Normlar ve Kültürel Kodlar
İstihfaf ve istihza, yalnızca bireysel tutumlar değildir; aynı zamanda kültürel ve toplumsal kodlarla şekillenir. Toplumsal normlar, neyin kabul edilebilir, neyin aşağılayıcı veya alaycı olduğunu belirler. Örneğin, farklı cinsiyet rolleri, istihfaf ve istihzanın yöneldiği hedefleri belirler. Kadınların duygusal olarak daha “hassas” olduğu varsayımı, onları alay konusu yapmayı veya görüşlerini küçümsemeyi meşru kılan bir norm haline gelebilir. Bu durum, toplumsal adalet açısından ciddi sorunlar yaratır, çünkü belirli grupların sürekli değersizleştirilmesi, yapısal eşitsizliği pekiştirir.
Cinsiyet Rolleri ve İstihfaf
Saha araştırmaları, erkeklerin kadınlara karşı istihfafa daha sık başvurduğunu göstermektedir. Örneğin, Türkiye’de yapılan bir çalışma, iş yerinde kadınların fikirlerinin erkekler tarafından görmezden gelinme oranının %42 olduğunu ortaya koymuştur (Korkmaz, 2020). Bu, sadece bireysel bir davranış değil, toplumsal bir sorundur; çünkü cinsiyet temelli istihfaf, kadınların karar alma süreçlerine katılımını sınırlayarak eşitsizliği yeniden üretir.
Kültürel Pratikler ve İstihza
İstihza ise daha çok toplumsal sahnede ve kültürel pratiklerde görünür hale gelir. Mizah programları, sosyal medyada yayılan “caps”ler ve internet meme’leri, belirli grupların veya bireylerin alay konusu yapılmasına örnek oluşturur. Bu pratikler, çoğu zaman eğlenceli görünse de, derinlemesine incelendiğinde toplumsal hiyerarşileri ve güç ilişkilerini pekiştiren araçlar olarak işlev görür. Örneğin, etnik veya dini azınlıkların sosyal medyada hedef gösterilmesi, istihzanın sistematik bir şekilde ayrımcılığı beslediğini gösterir.
Güç İlişkileri ve Toplumsal Hiyerarşi
İstihfaf ve istihza, güç ilişkileri ile yakından bağlantılıdır. Güç sahibi olan kişiler veya gruplar, bu davranışları kullanarak kendi konumlarını pekiştirir. Bourdieu’nün (1984) kültürel sermaye kavramı, bu durumu açıklamak için sıkça kullanılır: Toplumsal statüye sahip olan bireyler, kültürel normları belirler ve istihfaf veya istihzayı meşru kılabilir.
Örnek Olaylar ve Saha Araştırmaları
Eğitim Alanında: Öğrencilerin öğretmenler tarafından küçük düşürülmesi, akademik özgüveni zedeler ve eşitsizlik ilişkilerini pekiştirir. Bir araştırma, öğretmenlerin sınıfta daha yüksek sesle konuşan erkek öğrencileri daha fazla dikkate aldığını ve sessiz kalan kız öğrencilerin fikirlerinin görmezden gelindiğini ortaya koymuştur (Yılmaz, 2021).
Medya ve Popüler Kültür: Sosyal medyada yayılan “fail videoları” ve alaycı paylaşımlar, istihzanın kolektif bir fenomen olarak nasıl normalleştiğini gösterir. Bu durum, bireylerin kendi deneyimlerini paylaşırken çekimser davranmasına yol açar.
Güncel Akademik Tartışmalar
Akademik literatürde istihfaf ve istihza, sosyal psikoloji, medya çalışmaları ve sosyoloji alanlarında tartışılmaktadır. Özellikle “güç ve toplumsal normlar” çerçevesinde yapılan çalışmalar, bu davranışların yapısal eşitsizliği nasıl yeniden ürettiğini göstermektedir (Goffman, 1967; Fraser, 2000). Ayrıca, dijitalleşmenin artmasıyla birlikte, istihza ve istihfafın çevrimiçi platformlarda daha görünür ve etkili hale geldiği tartışılmaktadır.
Farklı Perspektifler
Bazı araştırmalar, istihzayı sadece negatif bir fenomen olarak değil, aynı zamanda toplumsal eleştiri ve normların sorgulanması için bir araç olarak görür. Örneğin, hiciv ve siyasi mizah, güç sahiplerini eleştirirken toplumun bilinçlenmesini sağlayabilir. Ancak burada önemli olan, bu eleştirinin yapıcı mı yoksa küçültücü mü olduğudur. Bu noktada, toplumsal adalet perspektifi devreye girer: Kimlerin sesinin duyulduğu ve kimlerin alay konusu edildiği önemlidir.
Empati ve Kendi Deneyimlerimiz
İstihfaf ve istihza ile karşılaştığınızda hissettikleriniz, toplumsal yapıları anlamak için bir ipucu olabilir. Kendinize sorun: Hangi durumlarda kendimi değersizleştirilmiş hissettim? Hangi anlarda başkalarını küçümsemeye meyilli oldum? Bu sorular, bireysel deneyimlerin toplumsal bağlamla nasıl örtüştüğünü anlamaya yardımcı olur.
Okuyuculara Davet
Bu yazıyı okuduktan sonra, kendi çevrenizde gözlemlediğiniz istihfaf ve istihza örneklerini düşünün. Belki iş yerinde, belki sosyal medyada, belki de günlük yaşamın küçük detaylarında… Bu deneyimlerinizi paylaşmak, toplumsal farkındalığı artırmak için önemli bir adım olabilir. Sizce, istihfaf ve istihza hangi koşullarda toplumsal yapıyı dönüştürebilir, hangi koşullarda pekiştirir?
Kaynaklar
- Bourdieu, P. (1984). Distinction: A Social Critique of the Judgment of Taste. Harvard University Press.
- Fraser, N. (2000). Rethinking Recognition. New Left Review, 3, 107-120.
- Goffman, E. (1967). Interaction Ritual: Essays on Face-to-Face Behavior. Anchor Books.
- Korkmaz, B. (2020). Türkiye’de İş Yerinde Cinsiyet Temelli Eşitsizlik ve İstihfaf. Sosyoloji Dergisi, 34(2), 45-62.
- Yılmaz, S. (2021). Öğretmen Öğrenci Etkileşimlerinde İstihza ve Akademik Başarı. Eğitim ve Toplum, 12(1), 77-95.